“Barış gazeteciliği” üzerine yeniden-düşünmek…

“`html
Bu yazı Sevda Alankuş’un 5-6 Eylül 2025 tarihlerinde katıldığı Celal Başlangıç Barış Gazeteciliği Toplantısı’nda yaptığı konuşmadan derlenmiştir.

Barış Gazeteciliği Üzerine Önemli Düşünceler

Celal Başlangıç’ın anılması için oluşturulan bu anlam dolu etkinlik, mevcut gündem açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu toplantıyı düzenleyenlere teşekkür ederim; ayrıca bana bu kapsamda konuşma fırsatını verdiğiniz için minnettarım.

Barış Gazeteciliği Neden Temel Bir Gereklilik?

Öncelikle, neden “barış gazeteciliği” üzerinde yoğunlaşmamız gerektiğine dair birkaç kelime etmek isterim. Bizim “hak odaklı ve adil barış odaklı” olarak adlandırdığımız gazetecilik perspektifi, Celal’in mirasını değerlendirme noktasında büyük önem arz etmekte. Bu yorumları, Celal’in geçmişteki hak ihlallerine dair yaptığı haberler ve yazdığı kitaplar üzerinden açıklamaya çalışacağım.

Eğer Celal Bugün Yaşasaydı, haberciliğini nasıl tanımlardı bilmiyorum; fakat benim gözlemim, onun “hak odaklı barış gazeteciliği” yaptığını ve bu yaklaşımın, onun gazetecilik anlayışına en uygun tanım olduğunu düşündürüyor. Bugün burada tartışacağımız konunun başında, “barış gazeteciliği” ile “hak odaklı barış gazeteciliği” arasında önemli bir ayrım yapmakta fayda var. Bu ayrımı, Celal’in 1990’lı yıllarda gerçekleştirdiği hak ihlalleri konusundaki belgelerle ve sonrasında yazdığı eserlerle birlikte değerlendireceğim.

Gazetecilik ve Barışın Koşulları Üzerine Düşünceler

İki gazetecilik anlayışı arasındaki bu ince ama kritik farkları tartışmak oldukça zamanında bir meseledir. Bu durum sadece gazetecilik ile ilgili değil, aynı zamanda barışın koşulları ve demokrasinin sağlıklı bir şekilde işlemesi ile de doğrudan bağlantılıdır. Mevcut “Terörsüz Türkiye” yaklaşımının, iktidar ortakları tarafından negatif barış anlayışı olarak şekillendirildiğini görmekteyiz. Ayrıca, hükümete yakın medya, geçmişte olduğu gibi, iktidara duyduğu bağlılık ile “barış gazeteciliği” kisvesi altında hak ihlallerini görmezden gelen bir tutum sergilemektedir.

Karşıt medya ise, hükümetin politikalarına karşı bir tutum sergilemektir. Ancak burada dikkat çekici olan durum şu ki; bu yaklaşım, hak ihlallerine dair somut verilere yer verilmeden, sadece mevcut sistemin aksaklıklarını vurgulamakla kalmaktadır.

Kısacası, ne mevcut hükümet medya anlayışı ne de muhalif medya, tam anlamıyla hak odaklı barış gazeteciliğinin gerekliliklerini karşılamaktan uzaktır. Bu durum, sadece geçmişteki hak ihlalleriyle alakalı değil, aynı zamanda günümüzde devam eden adaletsizliklerin ve çatışmaların sorunu üzerindeki etkisindendir.

Celal Başlangıç’ın Mirası ve Gazetecilik Anlayışı

Celal Başlangıç’ın yapmış olduğu haberler, geçmişte ve günümüzde pek çok hak ihlalinin unutulmaması adına son derece değerlidir. Belgelemiş olduğu durumlar, adil bir barışın hangi unsurları taşıması gerektiğine dair değerli ipuçları sunmaktadır. Unutulmamalıdır ki, adil bir barış, geçmişte yaşanan hak ihlallerinin hesap vermeden gerçekleşemez.

Celal’in haberleri, sadece belirli bir coğrafyada değil, aynı zamanda farklı kesimlerin de maruz kaldığı hak ihlalleri konusunda toplumu bilinçlendiren bir etkendir. Ekonomik ve politik iktidarların müdahaleleri sonucunda, bu coğrafyada yaşayan pek çok insanın günlük hayatları olumsuz etkilenmektedir. Celal’in yaptığı haberler, endişelerimizi ve duygularımızı anlamamıza yardımcı oluyor; bu da demokrasinin ve vicdanın birleşik bir takibine işaret ediyor.

Hak Odaklı Barış Gazeteciliği Nedir?

Sonuç olarak, hak odaklı barış gazeteciliği, yalnızca bir ateşkes veya geçici barış durumu değil; sürekliliği olan ve emeği gerektiren bir anlayıştır. Barış verecek kararların masa başında alınması yeterli değildir; bu süreç, hak ihlallerinin sorumlularının hesap vermesini gerektirmektedir. Hak odaklı barış gazeteciliği, bu açıdan, somut adımlar atılmadan kalıcı bir barışın sağlanamayacağını önümüze koymaktadır.

Celal’in haberciliğindeki etik ve politik sorumluluk, Türkiye’deki alternatif gazecilik anlayışının bir parçası olmuştur. Bu durum, özellikle BİA’nın (Bağımsız İletişim Ağı) da benimsediği hak odaklı habercilik uygulamalarının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Özünde, hak odaklı barış gazeteciliği, gazetecilerin vicdanlı bir şekilde, adalet ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde çalışmasını gerektirir.

Celal Başlangıç Kayıtları

Son Düşünceler

Celal Başlangıç’ın gazetecilik anlayışının kökleri ahlaki ve politik bir duruşa dayanmaktadır. Zira bu anlayış, adalet, demokrasi ve eşitlik kavramlarının köklü bir şekilde benimsendiği ve uygulandığı bir gazetecilik türüdür. Böylelikle, hak odaklı barış gazeteciliği, adil bir geleceğin inşası için güçlü bir yoldur. Bu, gazetecilerin yalnızca haber yapmak değil, aynı zamanda toplumun yararına hizmet etmek amacıyla sorumluluk hissetmeleri gereken bir çerçevedir.

(SA/Mİ)

“`